Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Gökteki Burçlar  (Okunma sayısı 8295 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı T.Taşpınar

  • Administrator
    • Profili Görüntüle
Gökteki Burçlar
« : Eylül 23, 2010, 07:13:54 ÖS »

GÖKTEKİ BURÇLAR

Burçlara sahip gökyüzüne  85 (Buruc)/1

Gökte burçları var eden, onların içinde bir lamba (güneş) ve nurlu bir Ay barındıran Allah, çok yücedir. 25 (Furkan)/61

Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyredenler için onu süsledik. 15 (Hicr)/16


Ayetlerdeki “Buruc” İle Modern Astronominin Bulgularındaki Uyum

“Buruc”, bilindiği gibi "burc"un çoğuludur. Burc, aslında "görünen şey" demek olup daha sonraları her bakanın gözüne çarpacak şekilde görünen yüksek köşk = kasr-ı âlî manasında hakikat olmuştur. Şehir surlarının, kalelerin yüksek yerlerine de aynı şekilde burc denilmiştir.

Bunlara benzetme yoluyla veya "görünme" manasıyla gökteki yıldızlara veya büyüklerine veya bazı yıldızların bir araya gelmesinden ortaya çıkan görüntülere de burc denilmiş ve özellikle, bildiğimiz oniki burçta yani Koç, Öküz(Boğa), İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, vs. burçlarında hakikat olmuştur. Onun için astronomi ve yıldız ıstılahında burç deyimi altısı kuzeyde ve altısı güneyde olan bu onikisi için kullanılmış, diğerlerinde ise "suret" tabiri kullanılmıştır.

Gökte bu oniki burcun bulunduğu sahaya "mıntıkatu'l-buruc" yani burçlar kuşağı (Zodyak) ismi verilir.”
(Elmalılı Tefsiri) http://www.kuranikerim.com/telmalili/buruc.htm

Zodyak Burçlar Kuşağı: Zodyak, ekliptiğin iki yanında, aşağı yukarı 18 derece genişliğinde, içinde Güneş'in ve gezegenlerin döndüğü bir gök kubbe kuşağıdır. Ekliptik, Dünya’dan bakan birinin gözüktüğü şekliyle Güneş'in Yeryüzü çevresinde bir yılda çizdiği görünür yörüngesidir.


Halk arasında, zodyak (burçlar kuşağı) üzerinde yer alan 12 takımyıldıza ortak olarak “burçlar” adı verilmiştir. Zodyak, gökyüzünde güneş ve başlıca gezegenlerin yolu üzerinde bulunduğu tasarlanan hayali bir kuşaktır. Burçlar kuşağı olarak da bilinmektedir.   
http://www.turkansiklopedi.com/kultur/160-burclar-ve-astroloji/16295-takimyildiz.html

Yukarıdaki bilgi ve grafiklerden anlaşılacağı üzere, “buruc” kelimesi burc kelimesinin çoğulu olarak burçları ifade etmektedir. Burçları, günümüz dillerindeki kullanımda ve hatta antik dönemlerde bile, tamamını çoğul olarak ifade etmek için kullanılan kavram ise “Zodyak”tır. Yukarıda verilen Kuran ayetlerinde geçen “buruc” kavramının yerine “Zodyak”ı koyduğumuzda, modern astronomi biliminin bulgularıyla çok ilginç bir şekilde uyuşan durumlar ortaya çıkmaktadır. Zodyakın en önemli ve temel özellikleri, yıldız gruplarından oluşması ve bir halka (çember) şeklinde olmasıdır. Ayrıca yukarıdaki eski çağlarda astrolojiyle uğraşanları simgeleyen resimde de Zodyak, yıldızlardan oluşan bir halka şeklinde tasvir edilmiştir. Bunun yanında en geçerli tefsir kaynaklarından biri olarak kabul edilen Elmalılı Tefsirinde de “buruc” kavramının burçlar kuşağı Zodyakı ifade ettiği belirtilmiştir. Ayetlerdeki burçları ifade eden buruc kavramının yerine bu temel özellikleri koyarsak söz konusu ayetleri şu şekilde de anlamlandırabiliriz:

Buruc 1. ayet: Halka şeklindeki yıldız gruplarına (takımyıldızlar) sahip gökyüzüne…

Şimdi, inceleyeceğimiz konu, mutlak anlamda Kuran mucizesi ortaya koyduğu iddiasında olan bir husus olmayabilir. Ancak, Kuran-ı Kerim’deki anlatımlarla bilimsel bulguların yani gerçeklerin nasıl birebir örtüştüğünü ortaya koymaktadır.

Şu halde denilebilir ki; burucun Zodyaktan dolayı halka şeklini almış yıldız grupları şekilde açıklanması normaldir. Zodyak da zaten varsayımsal ve hayali bir kuşaktır, göklerde yani, Dünya’yı çevreleyen uzayda yıldızlardan oluşan halka şeklini almış yapılar var mıdır ki Kuran ile bilim arasındaki uyumdan bahsedilebilsin?!

Peki; ya varsa?.. Gould Kuşağı: Galaksi düzlemine ~20 derece eğimli, Orion ile Scorpius takımyıldızları arasında bulunan çok parlak yıldızların oluşturduğu bir bant   
http://www.istanbul.edu.tr/fen/astronomy/galaxy/galaktikcevre.pdf

Güneşin galaksi içindeki hareketi geçen birkaç milyon yıl içerisinde düşük yoğunluklu yıldızlararası ortama sahip Gould Kuşağı içinde yolculuk ettiğini göstermektedir.   
http://www.istanbul.edu.tr/fen/astronomy/populer/cevre/cevresi.htm

Gould Kemerinin kaynağı konusunda teoriler bulunmaktadır bu teorilerden birine göre asıl hikâye bundan milyarlarca yıl önce başlıyor. (Comeron & Torra 1994, AA, 281, 35).

Gökadalar arası uzay boşluğunda başıboş ilerleyen yüksek enleme sahip devasa bir HI gaz ve toz bulutu gözüne kestirdiği gökadamızın sarmal kollarından birisine 50 milyon yıl önce bindirmesi sonucu çarpışma bölgesindeki sarmal kol üzerindeki gaz sıkışmaya başlıyor ve kompozisyonları, kinematikleri hatta yaşları bile aynı olan ve her bakımdan gökada yıldız popülasyonundan çok farklı binlerce parlak sıcak yıldız kaynamakta olan su üzerindeki kabarcıklar gibi filizlenmeye başlıyor.

Günümüzde Gould’un kemeri kabaca 2000 IY çapında ve birçok OB yıldız birliği, X-ışını yayan genç düşük kütleli yıldızlar, yıldızlararası moleküler gaz ve tozdan oluşan 1 – 2 milyon güneş kütlesinde ve sürekli genişleyen elipsvari bir halkadır. Güneş sistemimizin gökada sarmal kolları üzerindeki yolculuğu sayesinde şans eseri bu ilginç yapının merkezine yakın bir bölgeden geçiş yapmaktadır.

Gould’un tanımlamasında parlak yıldızlardan oluşan devasa bir çemberin gökyüzünde bir bant oluşturduğunu ve Samanyolu ile Güney Haçı bölgesinde kesişerek tüm mevsimler boyunca belirgin olduğunu bildirmiştir.

Gould’un kemeri gökyüzünde birçok takımyıldız içinden geçmektedir. Gökadamız Samanyolu’nun sarmal kollarının bulunduğu galaktik düzlem ile yaptığı yaklaşık olarak 20 derecelik eğiklik sayesinde gökyüzünde Argo, Pupa, Erboğa, Kurt, Yay, Akrep, Kraliçe, Sefe, Çalgı, Yılancı, Orion, Boğa, Büyük köpek, gibi takımyıldızlara adeta parlak mavi beyaz ve kırmızı süperdev hazineleri ile can vermektedir. Gould’un kemeri olmasaydı, Yay ve Akrep takımyıldızlarındaki birçok yıldız gökadanın karanlık ve tozlu bölgelerinde arka planda sönümlenmiş biçimde görülecek ve ne muhteşem kırmızı dev Antares ne de büyüleyici Akrep-Erboğa (Sco-Cen) yıldız birliği biz gökyüzü tutkunlarının teleskoplarına renkli ziyafetlerini sunmayacaktı.
2003 yılında Paris Üniversitesinden Christophe A. Perrot ve Isabelle A. Grenier’in çalışmalarında Gould’un kemerinin 2400’e 1500 Iy genişlikte yayılan bir elips halka olduğunu ve güneşimizin de bu halkanın merkezinden hafifçe uzakta bulunduğunu belirtmişlerdir.
http://www.gokbilim.com/forum/viewtopic.php?f=2&t=3397

Özellikle şu ayete dikkat çekilmelidir;

Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyredenler için onu süsledik.
15(Hicr: 16)

Bu ayetteki ifadeye göre yukarıda bahsi geçen şu bilgileri tekrar değerlendirelim:“Gould’un kemeri olmasaydı, Yay ve Akrep takımyıldızlarındaki birçok yıldız gökadanın karanlık ve tozlu bölgelerinde arka planda sönümlenmiş biçimde görülecek ve ne muhteşem kırmızı dev Antares nede büyüleyici Akrep-Erboğa (Sco-Cen) yıldız birliği biz gökyüzü tutkunlarının teleskoplarına renkli ziyafetlerini sunmayacaktı.”
Şimdi de şu ayete ve yukarıda bahsi geçen bilgilere Kuran’ın anlatımları ve bilim arasındaki uyum açısından tekrar bakalım.

Furkan 61: Gökte burçları var eden, onların içinde bir lamba (Güneş) ve nurlu bir Ay barındıran Allah, çok yücedir.

“2003 yılında Paris Üniversitesinden Christophe A. Perrot ve Isabelle A. Grenier’in çalışmalarında Gould’un kemerinin 2400’e 1500 Iy (ışık yılı) genişlikte yayılan bir elips halka olduğunu ve güneşimizin de bu halkanın merkezinden hafifçe uzakta bulunduğunu belirtmişlerdir.”

Dünya Göğünün Kandillerle Donatılması ve Gould Kuşağı:

Mülk Suresi 5.ayet ve Fussilet Suresi 12.ayette bahsedilen “Dünya göğünün kandillerle donatılması” olayı ile bu bölümde açıklanan Gould Kuşağı’nın oluşum ve özellikleri dikkate alındığında, yine yukarıda açıklanan durumlara benzeyen ilginç bir uyum göze çarpmaktadır. Daha önceki bazı bölümlerde de bahsedildiği üzere, Dünya göğünün kandillerle donatıldığından bahsedilmesi için öncelikle Dünya’nın hâlihazırda var olması gerekliliğini ve ancak bu şekilde Dünya’nın göğünden bahsedilmesinin mümkün olabileceği doğal olarak akla gelmektedir. Sonuç olarak Dünya daha önce oluşmuşken, çok yoğun bir yıldız oluşumu meydana gelmiş olmalıdır. Bundan, Dünya çevresinde başka hiçbir yıldızın bulunmadığı sonucunu çıkarmamalıyız. Ancak, ayetlerde geçen “donatılma, süslenme” gibi bir olayın gerçekleşebilmesi için var olanlara ek olarak çok yoğun bir yıldız oluşumunun Dünya çevresinde gerçekleşmiş olması gerekir. Yukarıdaki Gould Kuşağı (Gould Kemeri) ile ilgili açıklamalarda da bu durumu doğrulayan bilgiler verilmiştir. Özellikle de yoğun yıldızlardan oluşan Gould Kuşağının, bir gaz ve toz bulutunun galaksimizin sarmal kollarından biriyle 50 milyon yıl kadar önce çarpışması yoluyla oluşmuş olması çok önemli bir bilgidir. Dikkat edilirse, bu olayın 50 milyon yıl önce gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Dünyamızın yaşının yaklaşık 4,5 milyar yıl olduğu göz önüne alındığında, bahsedilen kandillerle (yıldızlarla) donatılma olayının Dünya’nın oluşumundan çok sonra gerçekleştiği hemen fark edilebilir.





 

free counters